İngiltere Ligi tadında bir mücadeleyle başladı karşılaşma. İngiliz türü tribünlerin de etkisiyle olsa gerek Kayserispor öncelikli olarak, tempo yükseldikçe yükseldi. İlk 20 dakika, ciddi bir Kayserispor baskısı vardı. Fakat "bal yapmayan arı" benzetmesi sanki onları anlatmak için üretilmişti.
Galatasaray geride, çekingen başladı oyuna. Forvetsiz olmanın verdiği bilinçle orta saha daha kalabalık tutulmuştu. Caner, Elano, Arda, Dos Santos ve Keita oyun anlayışı yönünden ikiz kardeşmişcesine sahadaydı. Yaratıcılık vardı fakat o yaratıcılığı değerlendirebilecek yoktu.
Kayserispor, ilk yarıda ve hatta 10 kişi kalana dek oyunun hakimiydi. Abdullah Durak, son zamanlardaki en pozitif futbolunu sergiledi. Fakat Mehmet Eren ve Cangele'deki durgunluk hemen göze çarpıyordu. Gökhan Emreciksin, bir şeyler yapmaya çalıştı fakat etkili olamadı. Bu üçlüden gelecek topları bekleyen Makukula da "Almanlar yenilince yenilmiş" sayıldı.
Galatasaray savunmasında Servet yoktu fakat Emre Güngör bu eksikliği hiç hissettirmedi. Makukula ile iyi boğuştu ve en önemlisi sakatlanmadan 90 dakikayı tamamladı. Son haftaların performansı yüksek ismi Caner, günün en kötülerinden biriydi. Hatırladığım kadarıyla bir ya da iki ortası dışında hedefi bulan olmadı. Bu adamı bek oynatmak, öldürmekle eş değer.
Gelelim kırmızı kart pozisyonuna. Hakan'ın gördüğü ilk kartı hatırlayamadım, Lig Tv bu pozisyonun tekrarını bir kez gösterdi fakat kısacıktı. Ondan da bir şey anlamadım. Fakat, ikinci sarı kartta Keita kendini yere öyle bir bıraktı ki daha kötü bir şey olduğunu zannettim. Faul var, var ama Keita'nın atlayışı demeyeyim, geri sıçrayışı olağanmış gibi görünmedi TV başındakilere. Pozisyon sarı kartlıktı belki ama abartı yakışmadı.
Galatasaray'ın son 20 dakikalık baskısı, sadece 1 net pozisyon getirdi. Emre Çolak, topun dibine biraz daha girebilse maçın kahramanı olabilirdi. Onun için belki de böylesi daha hayırlıdır. Aydın Yılmaz'ın Konyaspor'a attığı golden sonra bir daha kendine gelememesi hafızalarımızdaki sıcaklığını hala koruyor.
Galatasaray'ı çok sıkışık bir takvim ve sakatlıklar bekliyor. Buradan en az zararla ayrılmanın yolunu bulmak zorundalar. İç saha maçları, bir şekilde halledilir fakat deplasmanlar beklenenden fazla zorlayacaktır Galatasaray'ı. Bu sonuçtan sonra transferler, daha da tartışılacaktır.
Golsüz fakat zevkli bir maçtı. Hakem, skora direkt etki etmese de faul ve kartlarda tartışmalı kararlara imza attı. Kadir Has Stadyumu'nun çimleri iyi değil ama televizyon başındakilere bile farkını hissettiriyor. 27 Mayıs'tan sonra bu örnekler çoğalacak umudundayım.