![]() | ||||||||||||||||||||||||||
Beşiktaş-Gençlerbirliği Maçının Ardından | ||||||||||||||||||||||||||
| Son Güncelleme : 06.02.2010 Okunma Sayısı : 1395 Beklenenden kötü bir Gençlerbirliği ile beklenenden iyi Beşiktaş arasında geçti karşılaşma. Mustafa Denizli'yi evinde bırakıp gelen Beşiktaş, 44. dakikaya kadar oyunun hakimi olamadıysa da rakibe hiç pozisyon vermedi. 44'ten 70'e kadarsa bambaşka bir futbol seyrettik. 70'den sonraki kısım da bambaşka sıfatını hak ediyordu doğrusu! Beşiktaş'tan başlayalım. Oyuna iyi başladı fakat hücum anlamında yetersizdi. Golün geldiği ana dek Gençlerbirliği kalesi ciddi bir tehlike yaşamadı. Fakat golden 44'e kadar oyunun tek hakimi Beşiktaş oldu. Farkı her an 2'ye çıkartabilirdi. Hurşut'in oyuna girmesiyle oyun tamamen değişti. Beklediğimin çok çok altında bir Gençlerbirliği buldum. İlk 44 dakikada hücuma dahi çıkamadılar. Defansta iyi sayılırlardı fakat 3 pastan öteye top taşıyamadılar. Thomas Doll, beklediğimden kötü bir takım çıkartmıştı sahaya. Ailevi sorunları nedeniyle hafta içi antremanlarında iyi çalışamayan Hurşut, oyuna girince Gençler'in hücum anlayışı tamamen değişti. Topu daha iyi kullanan bir Gençlerbirliği vardı artık. İkinci 45 dakikanın başladığı andan 70. dakikaya kadar oyunun hakimi Gençlerbirliği'ydi. Beşiktaş, orta alanda top çıkartamayınca Hurşut'un taşıdığı toplar büyük tehlike yarattı Beşiktaş kalesinde. Nitekim, Hurşut'un şık golüyle oyun dengelendi. Sonraki dakikalarda, Hurşut ile Mustafa'nın yarattığı ataklar Rüştü'nün ellerinde erimese oyun çok farklı bir noktaya gidebilirdi. Beşiktaş'ta son haftalarda Ernst ile Fink ciddi anlamda kötü oynuyor. Gençlerbirliği baskısının bir numaralı nedeni, Ernst ile Fink'in top kayıplarıydı. Oyunu bir türlü açamayıp top kayıpları başlayınca Gençlerbirliği umduğundan rahat pozisyonlar buldu. Ernst ile Fink ikilisinden birini dinlendirmek gerekiyor. Hayli yıpranan Ernst bir haftalığına kenara alınsa hiç fena olmaz. Maçın futbolcusu kimdi derseniz, duraksamadan Tabata derim. Beşiktaş'a geldiği günden bu yana en iyi futbolunu oynadı. Gaziantep günlerinden esintiler sundu adeta. Tabata bu performansını sürdürürse Beşiktaş adına en büyük transfer olur. Delgado'nun dondurulması anlaşılan o ki üzerindeki ölü toprağını silkeledi. Oyunu değiştiren isimdi ve çok şık bir gol attı. Maçın en kötüsü kimdi sorusunun cevabı, Serdar olacak elbette. İkinci golde ters ayakta yakalandı belki ama yuvarlanarak gelen bir top vardı ortada. Son golde de Tabata'nın orta yapacağını sanıp ileri çıkması en ciddi hatasıydı belki de. Gençlerbirliği'nde Hurşut harici hiçbir futbolcu için iyi oynadı diyemem. Beklenenin oldukça altındaydılar. Beşiktaş çok önemli bir maçtan 3 puanla ayrıldı. Haftaya oynanacak Gaziantepspor maçı da Beşiktaş'ın istediği gibi sonuçlanırsa çok keyifli ve ciddi önem taşıyan bir Galatasaray derbisi seyredebiliriz. Sonuç olarak, Tabata'nın ekstra oyunu ve Gençlerbirliği'nin beklenenin çok çok altındaki performansı bu sonucu doğurdu. Gençler'deki bariz kadro eksikliği bir kez daha göze çarptı. Stadyumda Mustafa Denizli'ye yönelik hiçbir hazırlığın olmaması gecenin en büyük ayıbıydı. Kaynak : http://www.uzunpaslar.com
|
||||||||||||||||||||||||||







































